11 Ağustos 2012 Cumartesi

SUSAM EZMESİ ( SUSAM SÜRTMESİ )

   Siz hiç sürtme taşı diye bir şey duydunuz mu bilmem ama ben gördüm. Anneannemin mutfağının baş köşesinde dururdu ve susam ezmek için kullanılırdı. Ne taşı olduğunu bilmiyorum ama üstü pürüzlü, büyük ve siyahtı. Aynı taştan küçük bir parçası daha vardı.
  Anneannem kendi yetiştirdiği, yıkayıp kuruttuğu susamdan bir tavaya koyar ve başlardı kavurmaya. Kavrulan susamları taşın üzerine alır, küçük taşı iki elle kavrar ve susamları iki taşın arasında ağır ağır ezerdi. Ben de yanında oturup büyük bir hayranlıkla anneannemi izlerdim. Bizim oralarda buna susam sürtmek denirdi. (Bizim oralar: Denizli'nin Bekilli ilçesi)
   Susamlar ezildikçe mutfağı müthiş bir koku kaplardı. Sürtme taşının üzerinde biriken ezme kaşık kaşık bir tabağa alınır ve yine anneannemin bağlarından kendi elleriyle yaptığı pekmezle karıştırılırdı, ekmeğin üzerine bolca sürülürek yenirdi. Ya da evde açılan tam buğday unlu katmerin içine bu karışım  konur ve tatlı olarak ikram edilirdi. Katmerlerin bol susam ezmeli kısımları koyu kahverengi olurdu. Ben gizlice gider ve sadece o kahverengi kısımlarını yer, kenarlarını bırakırdım:))
   Kendim ve çocuklarım adına çok mutluyum ki, bu güzel lezzet hala bizim kahvaltılarımızı süslüyor. Bekilli'de hala susam ezmesi yapılıyor. Susam sürtme taşında sürtülmüyor artık bu işi makinalar devraldı. Allah'tan devraldı yoksa kim rahmetli anneannem gibi sabırla bir avuç susam ezmesi için  uğraşırdı. 
    Benim bu tutkumu bilen tüm yakınlarım, yıllardan beri bu lezzeti bıkmadan usanmadan bize taşımaya devam ediyorlar. Biz de bıkmadan usanmadan yemeye devam ediyoruz.
    Size bu lezzeti nasıl tattırabilirim diye değişik denemeler yaptım evde. Benim blenderım susamı yeteri kadar ezemedi. Susamı yağı çıkıncaya kadar ezebilecek güçte bir mutfak robotunuz varsa, elde ettiğiniz püreyi pekmezle karıştırın. Çıtır çıtır bir dilim ekmeğin üzerine bolca sürün ve ne demek istediğimi anlayın:))

Hiç yorum yok: