31 Aralık 2012 Pazartesi

MUTLU YILLAR



     Yaşasın, yepyeni bir yıla merhaba diyoruz. Bir yıl daha bitiyor ve yeni yıla girmek için geri sayım başladı. Yeni yıl gelince, bazıları bir yıl daha gitti diye hüzünlenir, bazıları de benim gibi sevinir. Ben yılbaşını çok sevenlerdenim. Aldığımız bir hediyenin paketini açarken nasıl heyecan duyarsak, her yılbaşı aynen bu heyecanı yaşarım. Sonsuz sevinçle karşılarım yeni yılı.
     2013 yılının mutluluk isteyene mutluluk, eş isteyene eş, iş isteyene iş, para isteyene para, sağlık isteyene sağlık, başarı isteyene başarı getirmesini dilerim. Yeni yılda gerçek olsun tüm dilekleriniz ve tabii bizimkiler de. :))          MUTLU YILLAR!!!
     
                                                                                 

28 Aralık 2012 Cuma

KÜLLÜ KURABİYE


    Sevgili komşum Ayşe'nin, kahvenin yanında ikram ettiği  kurabiyeler. Son derece lezzetli, şirin ve uzun süre bayatlamadan saklanabilen bu kurabiyenin adı "küllü kurabiye" imiş. Adını dışındaki kaplama malzemesinden alan bu minik kurabiyeleri çayın, kahvenin yanında ikram edebilirsiniz. Ama dikkat edin, çok tehlikeliler çünkü ellerinize hakim olamıyorsunuz ve gelip geçip bir tane atıveriyorsunuz ağzınıza:))


     KÜLLÜ KURABİYE

     1 yumurta
     125 gr. tereyağı
     1/2 su bardağı sıvıyağ
     Aldığı kadar un

     ÜST KAPLAMASI İÇİN

     yarım su bardağı pudra şekeri
     1 çorba kaşığı kakao
     1 tatlı kaşığı tarçın


     1- Tereyağını eritin, sıvıyağla karıştırın ve yumurtayı ekleyin.
   
     2- Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar un ekleyip yoğurun.

     3- Hamurdan fındık büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın.

     4- Pişirme kağıdı serdiğiniz fırın tepsisine sıralayın.

     5- Önceden ısıttığınız 180 derece fırında hafifçe pembeleşene kadar pişirin.

     6- Pudra şekeri ve kakaoyu karıştırarak kaplama malzemesini hazırlayın.

     7- Kurabiyeler ılıyınca pudra şekerli karışıma batırarak servis tabağına dizin.

     * Arzu ederseniz, kaplama malzemesine 1 çay kaşığı tarçın ilave edebilirsiniz.




27 Aralık 2012 Perşembe

FAS USULÜ BALLI HAVUÇ SALATASI


    Yeni yılda güzel bir sofra etrafında dostlarımızla toplanmak, ailece hepimizi çok mutlu ediyor. Siz de yılbaşı gecesi evdeyseniz ve misafirlerinize değişik bir şeyler sunmak isterseniz, işte çok lezzetli ve değişik bir salata. Tarif Lezzet dergisi Kasım sayısından, "Fas usulü ballı havuç salatası." Ben bu salataya da, badem ve havucun uyumuna da bayıldım.  
     Orijinal tarifte 1 çorba kaşığı bal, 1 çay kaşığı tarçın kullanılmıştı ve limon yoktu. Ben tarçını hiç kullanmadım ve limon suyu ilave ettim. Siz isterseniz aynen tarifi uygulayabilirsiniz. 
     

     FAS USULÜ BALLI HAVUÇ SALATASI

     2 adet havuç
     yarım su bardağı kabuklu badem
     yarım demet maydanoz
     yarım kahve fincanı elma sirkesi
     yarım limon suyu
     1 tatlı kaşığı bal
     1 çay kaşığı dövülmüş kişniş
     1 çay kaşığı kimyon
     1 kahve fincanı zeytinyağı
     bi tutam tuz


     1- Bademlerin kabuklarını soymak için kaynayan suya atın ve bir-iki dakika kaynatın.

     2- Soğuyan bademlerin kabuklarını soyun ve bir tavada hafif kahverengileşinceye kadar kavurun.

     3- Sirke, limon suyu, bal, kişniş, kimyon, tuz ve zeytinyağını bir çırpıcı yardımıyla iyice karıştırın.

     4- Maydanozu yıkayın ve yapraklarına ayırın. Salata tabağının en altına maydanozları serpin.

     5- Havuçları iri iri rendeleyin ve maydanozların üzerine alın. Sosu salatanın her yerine eşit olarak dökün.

     6- En üste bademleri serperek hemen servis yapın.


    

26 Aralık 2012 Çarşamba

PORTAKAL SOSLU KEK


    Portakal soslu, portakallı nefis bir kek. Tarif;  sevgili   Sahrap Soysal'ın "Sevgilim akşama ne pişirdin?" isimli kitabından. Hem görüntü, hem de lezzet açısından çok başarılı bir kek. Ve biz bu keke bayıldık:)) 

     PORTAKAL SOSLU KEK ALİZE

     4 adet yumurta
     4  kahve fincanı toz şeker
     2  kahve fincanı sıvıyağ
     1 kahve fincanı portakal suyu
     1 portakal kabuğunun rendesi
     1 su bardağı çekilmiş iç ceviz
     2 kahve fincanı buğday nişastası
     4 kahve fincanı un
     1 paket vanilya
     1 paket kabartma tozu


     PORTAKAL SOSU

     1 su bardağı portakal suyu
     4 çay kaşığı tepeleme buğday nişastası
     1 yemek kaşığı toz şeker

     1- Fırınınızı 175 dereceye ayarlayıp çalıştırın. Kek kalıbını yağlayın ve unlayın.

     2- Yumurta ve şekeri çırpma kabına alın ve mikserin yüksek devri ile 3-4 dakika çırpın.

     3- Sıvıyağı ve portakal suyunu ekleyip 2-3 dakika daha çırpın.

     4- Unu, nişastayı, kabartma tozunu, vanilyayı birlikte eleyin ve karışıma ilave edin.

     5- İnce çekilmiş ceviz içi ve portakal kabuğu rendesini eleyin ve bir spatula yardımıyla hamura yedirin.

     6- Hamuru kek kalıbına döküp 40-45 dakika pişirin, çıkarın.

     7- Portakallı sosu hazırlamak için; portakal suyunu, nişastayı ve şekeri bir tencereye alın.

     8- Çırpıcı ile çırpıp nişastayı eritin ve kısık ateşte sürekli karıştırarak, kaynayana kadar pişirin.

     9- Sos ılıyınca kekin üzerine dökün ve soğuyana kadar bekledikten sonra servis yapın.


25 Aralık 2012 Salı

PIRASA ÇORBASI

  

     Bu gün paylaşmak istediğim çorba tarifi, sevgili Bilge'nin yaptığı pırasa çorbası. "Bil bakalım bu ne çorbası?" dediğinde bal kabağı çorbası, kırmızı biber çorbası diye aklıma gelenleri sıraladım.Kıvamı bal kabağı çorbasına benziyordu, kırmızı biberin tadını ve kokusunu aldım ama pırasa olduğunu hiç anlamadım. Bu son derece lezzetli ve bir o kadar faydalı çorbanın tarifini alıp hemen sizlerle paylaşmak istedim.Ailenizde pırasa yemeyen varsa bu çorba tam size göre olabilir.

     PIRASA ÇORBASI

     4 tane pırasanın beyaz kısmı
     1 tane kuru soğan
     2 tane kırmızı salçalık biber
     1 tane havuç
     2 kaşık zeytinyağı
     1 kaşık tereyağı
     bi tutam toz kırmızı biber
     bi tutam karabiber
     bi tutam tuz


     1- Tüm sebzeleri temizleyin ve ayrı ayrı kaplara iri parçalar halinde doğrayın.

     2- Derin bir tencereye veya düdüklü tencereye zeytinyağı ve tereyağı alıp ısıtın. 

     3- Kızan yağa sırayla soğanı, pırasaları, havucu ve biberleri sıra ile atın ve kavurun.

     4- 5-6 bardak (1,5 litre)  su ve baharatları ekleyin. Ağzını kapatın pişmeye bırakın.

     6- Tüm sebzeler iyice yumuşadığında, blender yardımıyla püre haline getirin ve sıcak servis yapın.


     

24 Aralık 2012 Pazartesi

ÇİKOLATALI MUFFİN


     Kızımın pazar günü 5 çayı  için yaptığı çikolatalı muffinler, keyfimize keyif kattı. Dışı kıtır, içi yumuşacık olan bu minik kağıtlı keklere hepimiz bayıldık. :))


    ÇİKOLATALI MUFFİN (10-12 ADET)

     2 yumurta
     1 su bardağı toz şeker
     1 çay bardağı süt
     1 çay bardağı yoğurt
     1 çay bardağı ayçiçek yağı
     2/3 çay bardağı eritilmiş tereyağı
     3-4 yemek kaşığı kakao
     80-100 gram bitter çikolata
     2 su bardağı un
     1 paket kabartma tozu
     1 çay kaşığı karbonat
     1 paket vanilya


     1- Fırını 160 dereceye ayarlayın ve çalıştırın.

     2- Sütü ve şekeri derin bir kapta 5-6 dakika çırpın.

     3- Üzerine sırasıyla yoğurdu, yumurtaları, çiçek yağını ve tereyağını ekleyip çırpmaya devam edin.

     4-  Elenmiş unu, vanilyayı, kabartma tozunu, karbonatı, kakaoyu ekleyin ve karıştırın.

     5- Küçük parçalara ayrılmış çikolatayı ilave edin, hamuru muffin kalıplarına eşit olarak dökün.

     6- 35 dakika pişirin, soğuyunca kalıplardan çıkarıp servis yapın.

   
   

22 Aralık 2012 Cumartesi

DAVET (BİLGE-HASAN AKMERCANOĞLU)




     Geçtiğimiz akşam, henüz çiçeği burnunda evli olan yeğenlerimiz Bilge&Hasan çiftinin evine davetliydik. Sevgili Bilge bize harika bir sofra kurmuştu. Genç çifte, mutluluklarının bir ömür boyu sürmesini dilekleriyle teşekkür ediyoruz. 
    

20 Aralık 2012 Perşembe

TAM BUĞDAY UNLU KURABİYE


  Bu gün tarifini vereceğim kurabiye; tam buğday unlu, kıtır kıtır, lezzetli ve uzun süre bayatlamadan saklanabilen bir kurabiye. Her zaman elimizin altında bulunan malzemelerle yapılabilen pratik mi pratik bir tarif.      
    Orijinal tarifte şeker iki kahve fincanı ama  ben şeker miktarını biraz kısıyorum ve kahverengi toz şeker kullanmayı tercih ediyorum. Zeytinyağı da bu kurabiye ayrı bir lezzet ve gevrekli veriyor. Hamur işlerinde zeytinyağı tercih etmiyorsanız çiçek yağı, mısır özü veya fındık yağı kullanabilirsiniz. Ama bir kez zeytinyağlı deneyin lütfen :))
 

    TAM BUĞDAY UNLU KURABİYE

     2 yumurta
     2 kahve fincanı zeytinyağı
     1,5 kahve fincanı toz şeker
     1 kahve fincanı dövülmüş ceviz
     1 kahve fincanı çekirdeksiz kuru üzüm
     2,5 su bardağı tam buğday unu
     1 paket kabartma tozu


     1- Fırını açın ve 160 dereceye ayarlayın.

     2- Yumurta, zeytinyağı ve toz şekeri iyice karıştırın.

     3- Cevizleri ezin ve kuru üzümle birlikte karışıma ilave edin.

     4- Unu ve kabartma tozunu ekleyerek yoğurun.

     5- İstediğiniz şekli verin, yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine sıralayın.

     6- Fırına sürdüğünüz kurabiyeler hafifçe pembeleşene kadar pişirin.


19 Aralık 2012 Çarşamba

FIRINDA KARNABAHAR KIZARTMASI


   
     Karnabahar; kış mevsiminde pazarda satılan en güzel ve lezzetli çiçek. "Karnıbahar mı, karnabahar mı ?" diye merak ettim. Ben karnıbahar olarak telaffuz ediyordum. TDK sitesinde karnabahar olarak geçiyor. Dil alışkanlığını yenmek biraz zor olsa da, doğrusu ne ise o şekilde yazmak gerekir diye düşünüyorum. 
    Karnabahardan ne yapılır diye şöyle bir saymak gerekirse; kıymalı yemeği, kızartması, mücveri, turşusu, salatası aklıma geliverenler. Son derece faydalı olmasına rağmen, ne yazık ki çok sevilen bir sebze değil. Bunun sebeplerinden biri de pişerken çıkardığı koku. Fırında pişirildiğinde, bu koku pek olmuyor. Bu nedenle; bizim evde en sık kullanılan pişirme şekli, fırında kızartması. Fırında haşlamaya gerek kalmadan pişiyor. İşte size  son derece hafif ve sağlıklı bir karnabahar tarifi. 
   
     FIRINDA KARNABAHAR KIZARTMASI

     1 orta boy karnabahar
     1 orta boy havuç (istenirse)
     1 fincan zeytinyağı
     bi tutam tuz

 
     1- Fırını 180-200 dereceye ayarlayın ve çalıştırın.

     2- Karnabaharı çiçeklerine ayırın ve yıkayın. Havucu yıkayıp dilimleyin.

     3- Derin bir kaba aldığınız karnabaharın üzerine yağı ve tuzu koyup iyice karıştırın.

     4- Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye, tek kat olarak dizin ve fırına sürün.

     5- Ara ara karıştırarak, yumuşayıp kızarıncaya kadar pişirin.(Yaklaşık 30-35 dakika)

     6- İster sade, isterseniz üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek servis yapın.


 

18 Aralık 2012 Salı

MUHALLEBİLİ İNCİRLİ TATLI



    Altındaki incirli keki ile keklere, üzerine dökülen nescafeli karışımla şerbetli tatlılara, üstünün muhallebisi ile  sütlü bir tatlılara göz kırpan bir lezzet. Çayın, kahvenin yanında, yemek davetlerinin sonunda konuklarınıza sunabileceğiniz bu tatlının tarifi, sevgili komşum Çiğdem'den.
   

     MUHALLEBİLİ İNCİRLİ TATLI

     Kek için
   
     6 adet kuru incir
     3 yumurta
     1 su bardağı şeker
     1su bardağı dövülmüş ceviz
     1 su bardağı un
     1 paket kabartma tozu

      Keki ıslatmak için

     1,5 su bardağı ılık su
     1 yemek kaşığı nescafe
     1 yemek kaşığı toz şeker

     Muhallebisi için

     1 litre süt
     2 yemek kaşığı tepeleme buğday nişastası
     2 yemek kaşığı un
     5 yemek kaşığı toz şeker
     50 gram tereyağı
     1 paket toz krem şanti


     1- İncirleri 5-10 dakika ılık suda bekletin. Sudan çıkarın ve küp küp doğrayın.

     2-  Fırını 170 dereceye ayarlayın ve çalıştırın.

     3- Yumurta ve şekeri karıştırma kabına alın ve çırpın. İncirleri, cevizi ilave edin.

     4- Unu ve kabartma tozunu ekleyip iyice karıştırın. Karışımı tepsiye dökün ve fırına sürün.

     5- Keki ıslatmak için, suya nescafe ve şekeri ilave edip karıştırın.

     6- Sütün içine krem şanti hariç tüm malzemeleri ekleyin ve karıştırarak muhallebi gibi pişirin.

     7-  Muhallebi oda sıcaklığına gelince, mikserle çırpın. Toz şantiyi ekleyip 2 dakika daha çırpın.

     8- Keki fırından çıkarın, ılımasını bekleyin. Ilıyan keki nescafeli karışımla ıslatın.

     9- Kekin üzerine muhallebiyi dökün. Buzdolabında mümkünse bir gece dinlendirin.

     10- Üzerine toz antep fıstığı, hindistan cevizi, dövülmüş ceviz, fındık...vb. serperek servis yapın.



17 Aralık 2012 Pazartesi

DOMATESLİ NOHUTLU ŞEHRİYE ÇORBASI


     Soğuk algınlığı nedeniyle evde dinlenen eşime yaptığım çorbanın tarifidir. Tavuk suyuna çorba, yalnızca içimizi ısıtmakla kalmaz aynı zamanda şifadır.

     DOMATESLİ NOHUTLU  ŞEHRİYE ÇORBASI
 
     1 tavuk göğsü
     1 küçük kuru soğan
     2 çorba kaşığı sıvı yağ veya 1 kaşık tereyağ
     1 çay bardağı haşlanmış nohut
     1 çay bardağı tel şehriye
     1 rendelenmiş domates veya 1 kaşık salça
     1 yumurta sarısı
     yarım limon suyu
     bi tutam tuz


     1- Tavuğu 5-6 bardak su ile haşlayın,  etleri kemiklerinden ayırın ve doğrayın.

     2- Kuru soğanı incecik kıyın ve yağ ile hafifçe soteleyin.

     3- Rendelenmiş domates veya salçayı ilave edip karıştırın.

     4- Tavuk suyunu, tavuk etlerini  ve tuzu ekleyip kaynatın.

     5- Kaynayan tavuk suyuna nohut ve şehriyeleri ekleyin.

     6- Şehriyeler yumuşayıncaya kadar pişirin. Gerekirse su veya tavuk suyu ilave edin.

     7- Limon ve yumurta sarısını bir kasede çırparak, çorbanın terbiyesini hazırlayın.

     8- Çorbadan bir kepçe alın, kasedeki terbiyeyi ılıtın ve tencereye ilave edip karıştırın.

     9- Beş dakika sonra ocağı kapatın ve sıcak servis yapın.
   
   

12 Aralık 2012 Çarşamba

KAPUSKA (ZEYTİNYAĞLI)

    
   

     Kapuska, yeşil mercimek ve pırasa, genellikle askerlik yapan ve yatılı okullarda okuyanlar tarafından pek sevilmez.  Annem de yatılı okulda okumuştu ve evde hiç  kapuska pişirmezdi.  Yani kapuska çocukluğumun lezzeti filan dersem yalan söylemiş olurum.
     Ben lahana yemeğini evlendikten sonra pişirmeye başladım. Eşimin annesi - babası Balıkesir 'in Balya ilçesine bağlı, Kadıköy adında küçük ve şirin bir köyde yaşıyorlardı. Bahçelerinde kendi sebzelerini yetiştiriyorlardı. Kapuska yemeğini ilk kez orada yedim. O yıllarda öğrendiğim zeytinyağlı lahana yemeğini, bıkmadan usanmadan pişirmeye devam ediyorum.(O yıllar 1985:)))
     Dalından yeni kopmuş lahananın lezzetini bilenler vardır aranızda. Çıtır çıtır ve inanılmaz lezzetlidir. Pişirmeye bile gerek kalmadan yenir. Salatası da yemeği de mükemmel olur. Tüm yemeklerde olduğu gibi; malzemenin taze olması, bu yemeğin lezzetini etkileyen en önemli unsurdur. Lahana ne kadar taze ise, yemeğiniz de o denli lezzetli olacaktır. Bir de lahananın yumuşak olmaması gerekir. Elinizi üstüne bastırdığınızda içine doğru esneyen lahanalar sarma yapmak için daha uygundur. Kapuska için ise sımsıkı, taş gibi sert bir lahana seçmenizi öneririm.
     
     * Arzu ederseniz bir-iki diş sarımsak ilave edebilirsiniz.

     * Acı seviyorsanız; pişirme esnasında pul biber veya kuru biber ekleyebilirsiniz.

     * 1 tane salçalık kırmızı biberi küp doğrayıp ilave edebilirsiniz. 

     * Havuç sevmiyorsanız kullanmayın.

     * Bulgur veya pirinç ilave etmeden de yemeğinizi pişirebilirsiniz.


     KAPUSKA (ZEYTİNYAĞLI)

     1 küçük lahana 
     1 kuru soğan
     1 havuç
     1 çorba kaşığı domates salçası
     2 kaşık şişe domatesi ve 1 tatlı kaşığı salça
     2 çorba kaşığı pirinç veya bulgur
     1 kahve fincanı zeytinyağı
     1 çay kaşığı şeker
      bi tutam tuz

  
     1- Lahananın dış yapralarını çıkarın, dörde bölün ve yıkayın.

     2- Soğanı yemeklik, lahanaları ince şeritler halinde doğrayın. Havucu dilimleyin.

     3- Büyükçe bir tencereye  soğan ve havuçları,  üstüne lahanaları sırayla koyun.

     4- Salçayı bir fincan su ile inceltin.

     5- Yağ, şeker, tuz, domates püresi ve salçayı karıştırıp tencereye ekleyin.

     6- Tencerenin kapağını örtün  orta ateşte 15 dakika kadar pişirin.

     7- Lahana suyunu saldığında iyice karıştırın, pirinç veya bulguru ilave edip ateşi kısın.

     8- Kısık ateşte lahanalar yumuşayana kadar pişirin. Kapağını açmadan dinlendirin.

     9-  Ilık veya soğuk servis yapın.



10 Aralık 2012 Pazartesi

ELMA PÜRELİ KEK


     Bu gün harika bir kek tarifi vermek istiyorum, baharatlı ve elma püreli kek. Bu keki ilk defa komşum Ayşe Hanım yapmıştı. Halamın evine konuk olduğumuz akşam aynı kek halam tarafından da ikram edilince, yazmak farz oldu. Çünkü içindeki baharatlarla değişik aromalı ve harika bir kek bu kek. 


     ELMA PÜRELİ KEK

     2 yumurta
     1,5 su bardağı toz şeker
     1,5 su bardağı elma püresi
     yarım su bardağı sıvı yağ
     yarım su bardağı çekirdeksiz üzüm
     yarım su bardağı çekilmiş fındık veya ceviz
     1 yemek kaşığı kakao
     1,5 çay kaşığı tarçın
     1/4 çay kaşığı dövülmüş karanfil
     yarım çay aşığı yenibahar
     yarım çay kaşığı tuz
     2 su bardağı un
     1 kabartma tozu


     1- Yumurta ve şeker, şeker eriyene kadar iyice çırpılır.

     2- Rendelenmiş elma, sıvı yağ, üzüm, fındık,kakao ve baharatlar karışıma eklenerek iyice  karıştırılır.

     3- Kabartma tozu ve un birlikte elenir. Kek karışımına ilave edilerek sıvı karışıma yedirilir.

     4- Yağlanmış, unlanmış kek kalıbına dökülerek 170 derece ısıtılmış fırında 35-40 dakika pişirilir.

     5- Soğuyuncaya kadar kalıpta bekletilir. Kalıptan çıkarılıp dilimlenerek servis edilir.


6 Aralık 2012 Perşembe

HAVUÇLU ŞEHRİYE ÇORBASI



     Bir kaç yıl önce "Yemekteyiz" isimli yarışma programı vardı. Yarışmayı ilk duyduğumda, çok heyecanlanmış ve katılmak istemiştim. İlk programlarda yarışmacıların yaptığı yemeklere uzun uzun yer veriliyordu. Değişik mutfakları, tarzları ve tarifleri izlemek oldukça ilginçti. Sonra program rayından çıktı, bir kavga ve show programı haline geldi, mutfaktan çok masadaki tartışmalar yayınlanmaya başladı. İyi ki ilk heyecanla yarışmaya baş vurmamışım diye derin bir oh çekmiştim. Tavuk suyuna havuçlu şehriye çorbası; yemekteyiz yarışmasının ilgi ile izlediğim ilk günlerinde bir yarışmacıdan gördüğüm ve denediğim bir çorba.  Hem bizim hane halkı, hem de ikram ettiğim herkes tarafından çok beğenilerek içilen bir çorba. Terbiyesi ile kremalı bir çorba kadar lezzetli ve oldukça besleyici. 


     HAVUÇLU ŞEHRİYE ÇORBASI

     2 orta boy havuç
     2 kahve fincanı tel şehriye
     2 çorba kaşığı zeytinyağı
     6 bardak tavuk suyu
     3 çorba kaşığı yoğurt
     1,5 çorba kaşığı un
     yarım limon suyu
     bi tutam karabiber
     bi tutam tuz


     1- Havuçları, rendenin ince tarafıyla rendeleyin. Zeytinyağı ile havuçları 5 dakika kavurun.

     2- Tel şehriyeyi ekleyip 1-2 dakika daha kavurma işlemine devam edin.

     3- Tavuk suyunu tencereye ilave edin, havuç ve şehriyeler yumuşayana kadar pişirin.

     4- Bir kasene yoğurt, un ve limon suyunu karıştırın. Gerekirse biraz su ekleyin.

     5- Hazırladığınız terbiyeyi ve tuzu çorbaya ekleyin. 5 dakika  sonra ocağı kapatın.

     6- Kaselere aldığınız çorbanın üzerine karabiber serpip, sıcak servis yapın.


     

4 Aralık 2012 Salı

PATATESLİ SULU KÖFTE


     Patatesli sulu köfte; salçalı koyu koyu suyu ile tam bir kış yemeği. Hem et, hem sebze içeren bu yemek; yanında güzel bir salata, turşu ve çıtır çıtır taze bir ekmek varsa harika oluyor. Özellikle kızımın favori yemelerinden olan sulu köfte, bizim evde sık sık pişiyor. 
   
    * Ben köfteleri yaparken ince bulgur kullanıyorum, isterseniz pirinç de kullanabilirsiniz.

    * Köfteler çok yumuşaksa biraz daha bulgur ekleyebilirsiniz.

    * Bu yemeğin özelliği, bol salçalı olmasıdır. Salça miktarı az olduğunda aynı lezzette olmuyor. 

    * Yemeği kısık ateşte pişirin ve ara ara karıştırın, dibine yapışabiliyor.

    * Pişme sırasında suyu koyulaşıyor ve azalıyor. Gerekirse sıcak su ilave edin.


      PATATESLİ SULU KÖFTE

     250-300 gram kıyma
     1 adet küçük kuru soğan
     1 adet havuç
     2 adet patates
     1 yumurta beyazı
     2-3 çorba kaşığı ince bulgur
     3-4 dal maydanoz
     yarım çay bardağı
     2 çorba kaşığı zeytinyağı
     2 çorba kaşığı tepeleme domates salçası
     bi tutam karabiber
     bi tutam tuz

   
     1- Kuru soğanı rendenin ince tarafıyla rendeleyin. Maydanozu yıkayıp  incecik doğrayın.

     2- Kıymaya soğan, yumurta beyazı, bulgur, maydanoz, tuz, karabiberi ekleyip yoğurun.

     3- Kıvamı çok yumuşaksa biraz daha bulgur ilave edebilirsiniz.

     4- Geniş bir tepsiye un serpin. Fındıktan büyük köfteler yapın, tepsideki unun üzerine atın.

     5- Tepsiyi sallayarak, köftelerin her yerinin iyice unla kaplanmasını sağlayın.

     6- Havucu ve patatesleri soyup yemeklik doğrayın.

     7- Derin bir tencereye sıvıyağı alın, havuçları ilave edip hafifçe kavurun.

     8- Patatesi ekleyip 3-4  dakika daha kavurun. Salçayı ekleyin.

     9-Tencereye 5 bardak su koyup kaynatın. Su kaynayınca köfteleri ekleyin.

     10- Sebzeler ve köfteler yumuşayana kadar, ara ara karıştırarak pişirin.


    

3 Aralık 2012 Pazartesi

AŞURE TARİFİ



     Aşure; ana malzemesi olan buğdaya çeşitli bakliyatlar, kuru yemişler, meyveler ve şeker eklenmesiyle ortaya çıkan bir tatlı. İçine ilave edilen malzemeler aşağı yukarı aynı olsa da, hemen herkesin aşuresi birbirinden farklı lezzettedir. Damağımızın alıştığı bir aşure tadı vardır ve hep bu tadı ararız.
     Sevenin çok sevdiği, sevmeyenin neredeyse nefret ettiği bir tatlı; aşure. "Aşure sever misiniz?" sorusuna, "Eh." diyene neredeyse hiç rastlamadım. Ya "Aşure sevilmez mi, bayılırım.", ya da "Ay hiç sevmem." gibi cevaplar alırım. Nedenini sorduğumda; bazıları içinde bakliyat olma fikrini sevmediklerini, bazıları da hiç tadına bakmadıklarını söylüyorlar. Bizim evde ise, aşure herkes tarafından çok seviliyor.
     Aşurenin içinde 7 çeşit, 41 çeşit olması gerektiği gibi pek çok rivayet var. Siz damak tadınıza ve elinizdeki malzemelere göre çeşitlendirebilirsiniz aşureyi.
     Ben aşure yaparken bir gece önce ön hazırlıkları yapıyorum, ertesi sabah pişirme işlemini gerçekleştiriyorum. Siz isterseniz iki aşamayı arka arkaya yapabilirsiniz. İşte adım adım benim aşure yapma yöntemim:

     AŞURE TARİFİ

     yarım kg aşurelik buğday ( 2 su bardağı)
     yarım bardak pirinç
     1 bardak kuru fasulye
     1 bardak nohut 
     1 elma
     1 portakal kabuğu
     1 limon kabuğu rendesi
     1 çay bardağı kuru üzüm
     7-8 adet kuru kayısı
     1 paket kuş üzümü
     5-6 tane karanfil
     4-5 bardak toz şeker
     Fındık, ceviz, badem, susam...vs.
     Tarçın, hindistan cevizi, nar...vs.

     HAZIRLIK AŞAMASI (Bir gece önce)

     1- Buğdayı bir gece önceden iyice yıkayıp aşure tenceresine alın. Yıkanmış pirinci ilave edin.

     2- Buğdayın üzerini 3-4 parmak geçecek kadar su ekleyip 30 dakika haşlayın.

     3- Ocağı kapatın, tencerenin kapağını örtün ve bırakın dinlensin.

     4- Kuru fasulye ve nohutu ayrı kaplarda ıslatın.

     5- Kuru üzümleri ayıklayın, kayısıları küçük küçük doğrayın. 

     6- Kuş üzümlerini ayıklayın, ıslatın.  

     7- Süslemede kullanacağınız susam, ceviz, çam fıstığı, badem,fındık gibi kuru yemişleri  kavurun.

     8- Nar kullanacaksanız ayıklayın. 

     9- Bir portakalın kabuğunu beyaz yerlerini almadan incecik kesin ve küçük küçük doğrayın.

     10- 5-6 tane karanfili  bir fincan sıcak su ile ıslatın. 


     PİŞİRME AŞAMASI (Sabah)

     1- Kuru fasulye ve nohutu ayrı tencerelerde haşlayın. (Kuru fasulye ve nohut iyi haşlanmalı ama dağılmamalı. Az haşlanırsa aşurenin şekeri ilave edildiğinde dirilir, sertleşirler.)

     2- Buğdayı aşureyi pişireceğiniz tencereyi alın ve ocağı orta ateşte açın. Suyunu tamamen çekmişse sıcak su ekleyin. (Koyu sütlaç kıvamında olmalı, şeker koyulduğunda aşure sulanacak.)

     3- Tencerenin ağzını da kapatmadan sık sık karıştırarak kaynatın. (Dikkat edin dibi tutmasın.)

     4- Buğday kaynamaya başlayınca ve taneleri patlayınca haşladığınız kuru fasulye ve nohutları ilave edin.
 
     5- Bu aşamada ben bir elma rendesi ilave ediyorum. 

     6- Doğranmış kayısıları, üzümleri, ve portakal kabuğunu yıkayıp ekleyin.

     7- Kuş üzümünün suyunu süzüp  tencereye atın. 

     8- Karanfillerin suyunu ekleyin. Karanfili direk atarsanız aşurenin rengini karartır.

     9- Rendenin ince kısmıyla rendelenmiş bir limonun kabuğunu ekleyin.

     10- Tüm malzeme iyice kaynadığında ve bütünleştiğinde, ki bu yaklaşık yarım saat kadar sürüyor, aşurenin şekerini ilave edebilirsiniz.

     11- Bu aşamada bir bardak süt, bir kaşık bal veya bir bardak pekmez gibi malzemeler ilave edilebilir.
 
     12- Gül suyu eklemek isterseniz, bu aşamada ekleyebilirsiniz.

     13- Şeker ekledikten 15-20 dakika sonra aşureniz hazırdır. Şeker miktarını kontrol etmek için bir kepçe aşureyi bir kasede soğutun ve tadına bakın. (Aşure soğuduğunda daha az şekerli olur.)

     14- Ocağı ve tencerenin altını kapatıp dinlendirin.

     15- Kaselere alınan aşureyi istediğiniz gibi süsleyip servis edin.

     
    

27 Kasım 2012 Salı

ZEYTİNYAĞLI PORTAKALLI KEREVİZ



 
     Kereviz, genellikle kokusu nedeniyle sevilmez. Portakal, kerevizin kokusunu ve keskin lezzetini hafifletip, nefis bir aroma veriyor. Ben zeytinyağlı kereviz pişirirken portakal suyu  da kullanırım. Size de denemenizi tavsiye ederim.

    * Kuru soğan yerine, 10-12 tane arpacık soğan kullanabilirsiniz.


    ZEYTİNYAĞLI PORTAKALLI KEREVİZ

     2 adet orta boy kereviz
     1 orta boy soğan
     1  havuç
     1 limon
     1  portakalın suyu
     1 kahve fincanı zeytinyağı
     1 çay kaşığı toz şeker
     bi tutam tuz

  
    1- Derince bir kaseye su doldurun ve yarım limon suyu ilave edin.

     2- Kerevizleri soyun ve istediğiniz büyüklükte dilimleyip limonlu suya atın.

     3- Kereviz saplarının ve yapraklarının taze kısımlarını yıkayın, doğrayın.

     4- Havucu ve soğanı soyup  doğrayın.

     5- Yayvan bir tencereye en alta soğan, üzerine havuç ve kereviz olacak şekilde sıralayın.

     6- Sap ve yapraklarını doğrayıp en üste serin.

     7- Yarım limon suyu, portakalın suyu, yağı, tuz ve şekeri bir kasede iyice karıştırın.

     8- Hazırladığınız sosu tenceredeki sebzelerin  üzerine gezdirin.

     9- Kısık ateşte kerevizler ve havuçlar yumuşayana kadar pişirin.

     10- Tencerenin kapağını hiç açmadan soğutun. Soğuk veya ılık servis yapın.


24 Kasım 2012 Cumartesi

DAVET SOFRAM

       
  
     İstanbul'dan gelen sevgili misafirimiz :)) için kuruldu soframız. Menüde sütlü mercimek çorbası, köz kırmızı biber, zeytinyağlı enginar çanağı, domatesli acı biber turusu, yeşil salata, yoğurtlu patlıcan ezme, ara sıcak olarak paçanga böreği, ana yemek olarak fırında kaşarlı biftek ile mantarlı pilav vardı. Tatlı olarak çikolatalı elma tatlısı sofrada yerini aldı.


23 Kasım 2012 Cuma

KUZU ETLİ ŞEVKETİ BOSTAN YEMEĞİ


   Şevketi bostan; Ege pazarlarında sık rastlayabileceğiniz bir sebze. Toplanması ve temizlenmesi oldukça zor bir diken cinsi. Kökü topraktan kazılarak çıkarıldıktan sonra; dışı soyuluyor, içindeki sert kısım kesiliyor, yaprakları temizleniyor. Pazarlarda temizlenmiş vaziyette, su dolu kapların içinde satılıyor. Çünkü; sudan çıktıktan kısa bir süre sonra,  pembe bir renk alıyor. Bu nedenle, aldığınız şevketi bostanı hemen pişirmeyecekseniz, su dolu bir kap içinde muhafaza etmeniz gerekiyor.
    Şevketi bostana ot demek, aslında onun ağırlığını hafife almak demek . Piştiğinde doyumsuz bir lezzeti olan bu bitki, resmen bağımlılık yapıyor. Haşlanıp üzerine limon, zeytinyağı sosu ile yapılan salatası, yoğurtlu ezmesi çok harika olmasına rağmen, en bilinen şekli kuzu eti ile pişirilen yemeği. Dana eti ile pişirilebilse de, bana göre kuzu eti şevketi bostanın olmazsa olmazı.

    * Bu yemeği düdüklü tencerede pişirin, çünkü şevketi bostanın kökleri odunsu ve serttir.

     * Kuzu eti sevmiyorsanız, dana eti de kullanabilirsiniz.:((

     * Etsiz olarak zeytinyağlı yemeğini de yapabilirsiniz.

     * Haşlayıp üzerine limon suyu ve zeytinyağı dökerek salata olarak da tüketebilirsiniz.

     * Haşlanmış şevketi bostanı, süzme yoğurt ile karıştırarak yoğurtlu salata yapabilirsiniz.



     KUZU ETLİ ŞEVKETİ BOSTAN YEMEĞİ

   
     1 kg şevketi bostan
     yarım kg yağsız kuzu eti 
     1 tane kuru soğan
     2 kaşık zeytinyağı
     1 limon suyu
     1 çorba kaşığı un
     bi tutam tuz

  
    1- Şevketi bostanı iyice yıkayın ve istediğiniz büyüklükte doğrayın.

    2- Kuru soğanı yemeklik doğrayın, soğanı zeytinyağı ile hafifçe kavurun.

     3- Etleri soğanın üzerine ilave edin, suyunu salıp çekene kadar kavurun.

     4- Etler kavrulunca şevketi bostanı ilave edin ve bir iki dakika çevirin.

     5- Tuz ve tenceredeki malzemelerin üstünü hafifçe örtecek kadar suyu ekleyin.

     6- Yaklaşık  40-45 dakika pişirin. (Düdüklü tencere kullanın.)

     7- Sürenin sonunda, tencereyi açıp köklerin yumuşayıp yumuşamadığını kontrol edin.

     8- Limon suyunu ve unu biraz su ilavesi ile çırpın.

     9- Şevketi bostan yumuşadığında sosu tencereye döküp beş dakika daha kaynatın.

                                                                                                                                                                       
                       

22 Kasım 2012 Perşembe

TAVUK SUYU


  
      İyi çorba yapmanın olmazsa olmazı, et veya  tavuk suyudur. Evde yapılan lezzetli, katkısız tavuk suyunun yerini hiç bir şey tutamaz. Hazır satılan bulyon kullanmaktansa kendi tavuk suyunuzu yapıp dondurmak hem daha sağlıklı, hem de son derece kolay.
    Tavuk suyunuzun daha lezzetli olması için;  mutlaka kemikli tavuk parçaları kullanın. Hatta, tavukçudan ya da kasabınızdan sadece tavuk kemikleri alarak da tavuk suyu yapabilirsiniz.
     Tavuk suyunu lezzetlendirmek için; kuru soğan, kereviz sapı, havuç kullanabilirsiniz. Patates gibi nişastalı besinler, tavuk suyunu bulanıklaştırdığı için kullanılması pek tavsiye edilmiyor.Maydanoz, defne yaprağı, kekik, tane karabiber gibi baharatlar ve bitkilerle de tavuk suyunuzun lezzetini arttırabilirsiniz.
     Tavuk suyu hazırlamak için; malzemeleri tencereye koyun, hızlı ateşte bir taşım kaynatıp altını kısın. 1 saatten az olmamak koşulu ile kısık ateşte kaynatın. Bu arada üstte oluşan köpükleri bir kevgir yardımı ile alın ve atın.
     Tavuk suyunun altını kapatıp çökmesini bekleyin ve soğuyunca süzgeçten geçirin. Buz kalıplarında veya ağzı kapalı plastik kaplarda, birer kullanımlık olarak dondurun. (Tavuk etlerini de parçalayıp dondurabilirsiniz.) 
     Kullanmak istediğinizde; bir gece öncesinden dondurucudan alın ve buzdolabının içine alın. Aceleniz varsa direk çorbanıza, yemeğinize ekleyebilirsiniz.

     * Tavuk suyunuzu dondurucuda iki aya kadar saklayabilirsiniz.

     * Cam kaplar dondurmaya müsait değildir, çatlar.

     * Buz kaplarında dondurduktan sonra, küpleri buzdolabı poşetine dökerek saklayabilirsiniz.


     TAVUK SUYU YAPMAK

     1 kg tavuk kemiği veya parçaları
     3 litre su
     1 kuru soğan
     1-2 adet havuç
     2 kereviz sapı
     yarım demet maydanoz
     tane karabiber

     1- Tüm malzemelri derin bir tencereye alın ve  hızlı ateşte bir taşım kaynatın.

     2- Üstünde oluşan köpükleri kevgir yardımıyla alıp atın.

     3- En az bir saat kaynatın. Vaktiniz varsa süreyi daha da uzatabilirsiniz.

     4- Altını kapatın ve ılımasını bekleyin.

     5- Ilıklaşan tavuk suyunu ince bir süzgeçten süzün.

     6- Tek kullanımlık kaplara doldurun ve dondurucuya alın.



21 Kasım 2012 Çarşamba

PANCAR SAPI-YAPRAĞI KAVURMASI


    Tüm Ege'de, özellikle İzmir'de anlatılan bir hikaye vardır; Giritli ve ineğin hikayesi. Bostana bir inek, bir de Giritli girmiş. Bostancıya "hangisini çıkaralım?" diye sormuşlar. Bırakın inek kalsın, Giritli'yi çıkarın demiş.
     Gerçekten biz Ege'de Giritli olalım olmayalım, her türlü otu yeriz. Kavururuz, haşlarız, yemeğini yaparız, böreğini yaparız, sararız, hatta bazı otların turşusunu bile yaparız. 
    Otların hiç bir kısmını ziyan etmeden değerlendiririz.Pancar aldığım zaman da sap ve yapraklarını atmaya kıyamıyorum, değerlendirmek için değişik yemekler yapıyorum. Hatta bazen sadece yaprakları için pancar alıyorum. Kavrulmuş pancar sapları ve yapraklarından sarımsaklı yoğurtlu salatasını ya da yumurtalı kavurmasını yapıyorum. Bulgur veya pirinç ilave edilen yemeği de çok lezzetli oluyor. 
   

     * Ot yemeklerinin olmazsa olmazı zeytinyağıdır. İyi kalite zeytinyağı kullanmanızı tavsiye ederim.

     * Pancar kavururken kuru soğan yerine iki pırasanın beyaz kısımlarını kullanabilirsiniz.


      PANCAR SAPI- YAPRAĞI KAVURMASI

     1 kg pancarın sapı ve yaprakları
     1 büyük kuru soğan 
     3-4 kaşık zeytinyağı
     1 tutam tuz

     1- Pancar saplarının taze kısımlarını yıkayın ve istediğiniz büyüklükte doğrayın.

     2- Yaprakları temizledikten sonra ayrı bir kaba ince ince kıyın.

     3- Soğanı yemeklik doğrayın, zeytinyağı ile birlikte yayvan bir tencereye alın ve kavurun.

     4- Önce sapları ilave edin ve tencerenin kapağını kapatın. 

     5- Pancar sapları hafifçe yumuşayınca, yaprakları ilave edin. 

     6- Yapraklar ölüp saplar iyice yumuşayınca tuzunu ilave edin ve ocağı kapatın.

     7- Yoğurtla birlikte ılık veya soğuk servis yapın.



20 Kasım 2012 Salı

KURU DOMATESLİ MAKARNA


    Dilimizin algıladığı bilinen dört tat var; acı, ekşi, tatlı, tuzlu. Bir de beşinci tat denilen tat var ki baştan çıkarıcı, yedikçe yediren... Hazır gıdaların pek çoğuna yapay olarak (monosodyum glutamat) eklendiği için bağımlılık yapan bir tad. Bu tad bazı sebzelerde, et, kümes hayvanları, deniz ürünlerinde doğal olarak bulunuyor ve adına umami de deniyor. Domates glutamat bakımından en zengin besinlerin başında geliyor. Domatesin tüm dünyada bu kadar yaygın kullanılma nedeni bu olsa gerek. İşte bu lezzeti  içinde taşıyan  domatesle yapılan makarna da yiyene mutluluk veriyor ve baştan çıkarıyor:))
 

   *( Ben kuru domatesi ılık su ile 1 saat bekletip süzüyorum. Küçük bir kavanoza bir sıra kuru domates bir çay kaşığı kadar kekik olmak üzere sıralıyorum. Kavanozun en üstüne sızma zeytinyağı döküp buzdolabında muhafaza ediyorum. Salataların üzerine, davet yemeklerinde iştah açıcı olarak, makarna soslarında kullanıyorum. Kuru domatesli makarna yaparken domatesleri doğruyorum, sarımsakla soteleyip makarnaya ilave ediyorum. Kekiğin aroması makarnaya harika bir lezzet katıyor ve makarnanın hazırlanma süresi oldukça kısalıyor.) 
 

    KURU DOMATESLİ MAKARNA

    yarım paket makarna
    6-7 adet kuru domates
    1 diş sarımsak
    3-4 kaşık sızma zeytinyağı
    1 bardak rendelenmiş peynir
    bi tutam kuru kekik
    bi tutam maydanoz
    bi tutam tuz


    1- Kuru domatesleri bir saat ılık suda bekletin veya 5 dakika haşlayıp süzün.

    2- Makarnayı bol, tuzlu suda  haşlayın. Makarnanın suyundan yarım bardak ayırıp süzün.

    3- Kuru domatesleri küçük küçük  doğrayın, sarımsağı ezin.

    4- Zeytinyağında  kuru domates ve sarımsağı bir-iki dakika soteleyin. Makarna suyunu ilave edin.

    5- Makarnayı tencereye ekleyin, sos ile iyice karıştırıp servis tabağına alın.

    6- Üzerine rendelenmiş peynir ve ince kıyılmış maydanoz serperek servis yapın.


19 Kasım 2012 Pazartesi

ELMALI ÇİKOLATA SOSLU TATLI



     Hem yapımı hem de sunumu son derece kolay bir meyveli, çikolatalı tatlı ile haftaya başlamak istedim. Tarif sevgili komşum Ayşe tarafından, İstanbul'dan ziyaretimize gelen çok özel konuğumuz için yapıldı.:))

     * Elmalar golden elma olursa tatlı daha lezzetli oluyor.

     * İsterseniz kahverengi şeker kullanabilirsiniz.
   

     ELMALI ÇİKOLATA SOSLU TATLI

     5 adet elma
     10 adet çokoprens
     toz şeker
     1 tarçın çubuğu
     2-3 adet karanfil
     1 paket çikolata sosu
     fındık, ceviz,..vs

 
     1- Elmaları soyun ve geniş bir tencereye çekirdek yuvaları yukarı bakacak şekilde yerleştirin.

     2- Her birinin üzerine birer tatlı kaşığı toz şeker serpin.

     3- Tencereye bir fincan su, bir tarçın çubuğu, 2-3 adet karanfil ekleyin.

     4- Kısık ateşte elmalar hafifçe yumuşayana kadar pişirin.

     5- Çokoprenslerin her iki yüzünü tenceredeki haşlama suyuna batırın, servis tabağına alın.

     6- Elmaları, yuvarlak kısımları üste gelecek şekilde çokoprenslerin  üzerlerine yerleştirin.

      7- Çikolata sosunu üzerindeki talimatlara uygun olarak hazırlayın.

      8-  Tatlının üzerine çikolata sosunu dökün ve buzdolabına alın.

      9- Dövülmüş fındık, ceviz, toz antep vs. serperek soğuk servis yapın.




   

18 Kasım 2012 Pazar

MUTFAKTA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

   Mutfak bir evin en önemli noktası, kalbidir. Evde yaşayan tüm fertlerin yiyeceklerinin  içeceklerinin saklandığı, hazırlandığı ve pek çok zaman tüketildiği noktadır. Bu nedenle mutfakta hijyen en önemli konuların başında gelir. Gıdalarımızı saklarken, hazırlarken, pişirirken dikkat edersek mutfağımızda daha sağlıklı yemekler üretebiliriz. İşte dikkat edilmesi gereken noktalar:
     
    * Mutfakta kullanılan mutfak bezleri mümkünse her gün değiştirilmelidir.

    * Mümkünse kağıt havlu kullanılmalıdır.

    * Mutfak lavabosu sık sık temizlenmelidir.

    * Mutfak bankosu temiz bez ile silinmelidir.

    * Yumurta, tavuk, balık, et ellediğimizde ellerimiz hemen sabunlu su ile yıkanmalıdır.

    * Et, tavuk, balık kesme tahtaları cam, silikon gibi pürüzsüz olmalı ve kolay temizlenebilmelidir.

     *Mümkünse et, balık, tavuk için ayrı, sebze  için ayrı kesme tahtaları kullanılmalıdır.

    * Bu tür gıdalara elle dokunmamakta yarar vardır. Tek kullanımlık eldivenler kullanılabilir.

    *Özellikle ellerinizde açık yara varsa et, tavuk, balık, süt gibi gıdalarla temas etmekten kaçınmalısınız.

  * Süt, peynir, krema, tereyağı, kaymak gibi gıdalar da çok kısa sürede bozulabilen gıdalardır. Bunları buzdolabının dışında uzun süre bırakmamalısınız.

    * Mutfakta çöp kutusu varsa; mutlaka ağzı kapalı olmalı ve her gün boşaltılmalıdır.

    * Çöp kutusunda sağlam ve bu iş için üretilmiş olan çöp torbaları kullanılmalıdır.

    * Yemek pişirirken yemeklerin tadına her seferinde temiz kaşıkla bakılmalıdır. 

    * Yemek hemen tüketilmeyecekse, oda sıcaklığına gelir gelmez buzdolabına alınmalıdır.

   *Isıtıldıktan sonra tekrar buzdolabına alınan yemekte hızla bakteri ürer, bu nedenle ne kadar tüketilecekse o kadar ısıtılmalıdır.

    * Buzdolabına konan yiyeceklerin üstü kapatılmalıdır.

    *Bulaşıklar lavaboda bekletilmemeli; durulanıp bulaşık makinasına konmalı veya hemen yıkanmalıdır.

    * Bulaşık makinasına bulaşıklar konduktan sonra bekletilecekse; ağzı kapalı olarak bekletilmelidir.

    * Tencerelerin, tavaların kaplamalarında çizilme, bozulma varsa kesinlikle kullanılmamalıdır.

    * Çatlak- kırık tabak, bardak vs. yaralanmalara neden olabileceğinden kullanılmamalıdır.   

   *Besinlerin tüketim tarihlerine dikkat edilmelidir. Son tüketim tarihi geçen gıdalar kullanılmamalıdır. 

    * Gıdalarımızı hazırlarken iyi kalite su kullanmalıyız.

    * Meyveleri ve sebzeleri iyice yıkandıktan sonra, bir süre sirkeli suda bekletmenizde yarar vardır.



16 Kasım 2012 Cuma

HAMUR KIZARTMASI (KEÇİ AYAĞI)

   Fotoğraf

    Yağda kızarmasına rağmen, bu kadar hafif ve içine yağ çekmeyen, başka bir hamur işi var mıdır bilmem? Hamur kızartmasının adı bizim evde keçi ayağı:)) Yanında peynir ve domatesle doyumsuz bir atıştırmalık.
   Annelerimizin bir dönem çok sık yaptığı, unutulmaya yüz tutan bu hamur kızartması. Şimdilerde, hem hamur işlerinden, hem de kızartmalardan uzaklaştığımız doğrudur. Arada sırada da olsa, kendinizi ve çocuklarınızı bu klasik lezzetten mahrum etmeyin.

  *Aşağıda verilen ölçüler yaklaşık dört kişilik. Kalabalıksanız ölçüyü çoğaltın.

   *Çok hızlı kızarıyor, bu nedenle hamurun hepsine şekil verdikten sonra kızartma işlemine başlayın.


    HAMUR KIZARTMASI ( KEÇİ AYAĞI)

     1 yumurta
     1 su bardağı yoğurt
     1 çay kaşığı karbonat
     1 çay kaşığı tuz
     aldığı kadar un
     kızartmak için sıvı yağ


     1- Yumurta, yoğurt, tuz ve karbonatı bir yoğurma kabına alıp karıştırın.

     2- Ele yapışmayacak bir hamur haline gelene kadar  un ekleyerek yoğurun.

     3- Vaktiniz varsa, hamurun üstünü kapatın ve yarım saat dinlendirin.

     4- Hamuru fazla ince olmayacak şekilde açın, istediğiniz şekilde kesin.

     5- Kızartma tavasına, iki parmak derinliğinde sıvı yağ koyup kızdırın.

     6- Hamurları yağa atın ve kızartın. Peçete serdiğiniz servis tabağına alın ve sıcak servis yapın.

   

13 Kasım 2012 Salı

PEYNİRLİ MAKARNA


  Makarna tek başına tüketilebileceği gibi; pek çok sos, peynir ve sebze hatta et, tavuk, balıkla  zenginleştirilebilen bir yiyecek. Böyle hazırlanan makarnalar tek başına bir öğün olabilir.
      Peynirli makarna ise makarnanın en basit ve yalın hallerinden biri. Kızımın tam bir makarna sever olması nedeniyle bizim evde de oldukça sık pişer makarna. Biz peynirli makarnayı karpuz veya üzümle yemeyi çok seviyoruz. Üzümle peynirli makarna yemeyi denemediniz mi? Hemen bir makarna yapmanızı, üzerine bolca peynir rendelemenizi ve yanında üzümle yemenizi tavsiye ederim.

  * Makarnada kullanacağınız peyniri damak tadınıza uygun olarak seçebilirsiniz.

  * Makarnaya tuz eklemeden önce peynirin tuzunu mutlaka kontrol edin.

  * Peynirli makarnaya ceviz ve doğranmış maydanoz çok yakışıyor.

  * Ben makarnada tereyağı- zeytinyağı karışımını kullanıyorum. Siz istediğiniz yağı kullanın.

  * Makarnayı paketin üzerindeki süre kadar haşlayın ve süzün.

  * Süzdüğünüz makarnayı yıkamazsanız daha lezzetli oluyor.

 
     PEYNİRLİ MAKARNA

    yarım paket makarna
    1 çorba kaşığı tereyağı
    2 çorba kaşığı zeytinyağı
    1 su bardağı rendelenmiş peynir (İzmir tulum)
    bi tutam tuz

 
    1- Derin bir tencerede suyu kaynatın. Kaynayan suya tuzu ve makarnayı ekleyin.

    2- Peyniri rendeleyin. Maydanozu yıkayın ve incecik kıyın.

    3- Yağı geniş bir tencerede eritin. Sıvı yağı ekleyip hafifçe kızdırın.

    4- Haşlayıp süzdüğünüz makarnaları tencereye alın ve karıştırın.

     5- Servis tabağına alın, üzerine rendelenmiş peyniri serpin ve sıcak servis yapın.



12 Kasım 2012 Pazartesi

BALKABAĞI ÇORBASI


    Bir insan pazara gidince kaç çeşit kabak alır bilmem ama ben her çeşidinden alırım.Tabii ki mevsiminde olanlardan.   Pazarcı amca bile bana "Kabakçı hoş geldin." diye sesleniyor artık. Şu anda yuvarlak bahçe kabakları ve bal kabağı mevsimi. Urla pazarına bu mevsim bahçe kabağı getiren tek satıcı ve ben her hafta bıkmadan kendisinden kabak almaya devam ediyorum.
    Takdir edersiniz ki; bu kadar kabak sever birisi olarak, bal kabağını sevmemem imkansız. Kış gelince de bal kabağından çeşitli yemekler yapıyorum. Tatlısı, mücveri ve çorbası en çok sevdiklerimiz. İlk tarif olarak çorbadan başlamak istedim ve mercimekli bal kabağı çorbası pişirdim.

    * Aynı tarifi, isterseniz hiç mercimek kullanmadan da yapabilirsiniz.

    * Çorbanıza damak tadınıza göre muskat, zencefil, kimyon, kırmızı biber ekleyebilirsiniz.

    * Servis sırasında kaselere krema ekleyebilirsiniz.


     BALKABAĞI ÇORBASI

     yarım kg bal kabağı
     1 kuru soğan
     1 patates
     1 havuç
     1 kapya biberi
     2 bardak su
     1-2 kaşık tereyağı (kullanmasanız da olur)
     1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber
     bi tutam tuz


    1- Tüm sebzeleri soyun ve iri parçalar halinde doğrayın. Sebzeleri derin bir tencereye alın.

    2- Suyu ilave edin ve sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Tuzunu ekleyin.

    3- Blender ile sebzeleri püre haline getirin ve çorbayı tekrar ocağın üstüne alın.

    4- Tuz, kırmızı biber ve tereyağı ekleyin. Kıvamını kontrol edip ocaktan alın.

 

9 Kasım 2012 Cuma

ZEYTİNYAĞLI PIRASA



     Zeytinyağlı pırasa yemeği, kış mevsimi boyunca bizim evde hemen her hafta pişer. Özellikle eşimin çok sevdiği zeytinyağlı pırasa, çok kısa sürede hazırlanabilen bir yemek.
    Ben pırasa pişirirken, düdüklü tencere kullanmayı tercih ediyorum. Tüm hazırlık ve pişme aşaması yarım saati bile almadığı gibi, lezzeti de farklı oluyor. Tüm malzemeyi çiğden koyuyorum ve 10 dakika kadar pişiriyorum. Ocağı  kapatıp, soğuyana kadar tencerenin ağzını açmıyorum. Yemeğin tencerede soğumasına izin verdikten sonra servis tabağına almak, lezzeti katlayan bir püf noktası. Eğer vaktiniz varsa,bir gece dinlendirdikten sonra tüketmenizi tavsiye ederim. Unutmayın, ay ışığı gören zeytinyağlı güzelleşirmiş. :)) 
     Bir de "Pırasaya soğan konur mu, konmaz mı ?" sorusu var. Annemin bir arkadaşından öğrenip soğan koymaya başladığım tarihten itibaren, pırasayı daha bir sever oldum. İkisi de aynı aileden olmalarından mıdır bilmem, birbirleriyle iyi anlaşıyorlar.

    *Pişirirken limon suyu yerine portakal suyu ilave edebilirsiniz. 

    *Pirinçli yerine de  bulgur veya nohut kullanabilirsiniz.

    * Yemeğiniz renkli olsun isterseniz, bir tatlı kaşığı salça veya orta boy bir domates ilave edin.

    * Pirinç miktarını arttırmak isterseniz su ilave edin.

    * Yemeğe su ilave edilmediği için; kısık ateşte pişirin ki, sebzeler suyunu salabilsin ve kendi suyu ile pişsin.

   * Benim tencerem ağır pişirdiği için, 10-15 dakika pişiriyorum. Pişme süresini kendi tencerenize göre ayarlayın.


     ZEYTİNYAĞLI PIRASA TARİFİ

    1 kg pırasa
    2 orta boy havuç
    1 kuru soğan
    iki çorba kaşığı pirinç
    yarım limon suyu
    4 çorba kaşığı zeytinyağı
    1 tatlı kaşığı şeker
    1 tutam tuz


    1- Pırasaların kötü kısımlarını soyun ve güzelce yıkayın. İki parmak boyunda verev dilimleyin.

    2- Havucu temizleyin ve dilimleyin. Soğanı soyduktan sonra yarım ay şeklinde doğrayın.

    3- Tüm malzemeyi düdüklü tencereye alın ve hepsini iyice karıştırın.

    4-  Kısık ateşte buhar çıktıktan sonra 10 dakika pişirin.

    5- Yemek soğuyunca servis tabağına alın. Vaktiniz varsa üstü kapalı olarak buzdolabında soğutun.

    6- Soğuk servis yapın.

8 Kasım 2012 Perşembe

NİŞASTALI KEK



    Nişastalı kek anlatılmaz yaşanır.Pamuk gibi yumuşacık, ağzınıza atar atmaz eriyen bir dokuya sahip. Uzun zamandan beri yapmak istesem de, tembelliğim üstümde olduğu için yapmadığım keki dün yapıp fotoğrafladım. Canı tatlı isteyen bir aile ferdinden aldığım tehditler, itici güç olmuş olabilir. :))  Kekin soğumasını beklemeden yemek istediğimiz için, kalıptan çıkarırken biraz parçaladık. Çok yumuşak dokulu bir kek olduğu için iyice soğumasını beklemekte yarar var. Siz sabredebilirseniz bekleyin. 

    * İsterseniz 1 paket kabartma tozu veya limon kabuğu rendesi ilave edebilirsiniz.

    * 2 çorba kaşığı kadar file badem, dövülmüş fındık, ceviz ekleyebilirsiniz.

    * 1 küçük paket kakao ekleyerek kakaolusunu yapabilirsiniz.

    * Kakaolu nişastalı keki fırından çıkardığınızda, 1 bardak süt döküp ıslak kek yapabilirsiniz.

    * Bu kekin hamuru; normal kek hamurlarına göre oldukça sulu oluyor, gözünüz korkmasın.


     NİŞASTALI KEK

    3 yumurta
    yarım su bardağı toz şeker
    yarım su bardağı ayçiçeği yağı
    1 su bardağı süt
    1 su bardağı buğday nişastası
    2 paket kabartma tozu
    1 su bardağı un 


    1- Fırını 160 dereceye getirin ve çalıştırın.

    2- Yumurtaları ve şekeri mikserle, beyazlayana kadar çırpın.

    3- Diğer malzemeleri ekleyin ve iyice karıştırın.

    4- İyice yağlanmış kek kalıbına dökün ve 30-35 dakika pişirin.

    5- Soğuduktan sonra kalıptan çıkarın, dilimleyin.


7 Kasım 2012 Çarşamba

BROKOLİ SALATASI


  Brokoli, benim ve eşimin çocukluğunda henüz Türkiye'de olmayan bir sebzeydi. Sanırım brokoli ile ilk tanışmamız 90'ların sonlarında idi. Yani, çocukluğumdan beri çok severim diyemeyeceğim bir sebze.
  İlk zamanlar fazlaca haşladığım brokolinin çiğ olarak da yenebileceğini, hatta az haşlandığında ve çiğ yendiğinde daha da lezzetli olduğunu keşfettik. Ve bu keşiften sonra, brokoliyi daha bir zevkle tüketir olduk.  Kızımın brokoli severliği ise; bir kurban bayramında kavurma yememek için, dört gün boyunca brokoli yemesi ile başladı.:))           
   Brokolinin, buharda ya da su içinde çok kısa süre haşladıktan sonra yapılan salatası, bizim evde en çok tüketilen şekli. Ben de brokoli tariflerine bu salata ile başlamaya karar verdim.

    * Brokoliyi suda haşlayacaksanız, derin bir tencere seçin ve su iyice  fokurdayana kadar bekleyin.

    * Brokolileriniz yapraklı ise, yaprakları da haşlayın ve salataya ilave edin.

    * Brokolilerin sap kısmını  + işareti şeklinde keserseniz, sapları da kolayca haşlanacaktır.

    * Suya brokolileri ilave ettiğinizde, suyun kaynama sıcaklığı düşmemeli. Gerekirse iki üç partide haşlayın.

    * Pişip pişmediklerini anlamak için; saplarını kürdan batırarak kontrol edin, kürdan batıyorsa pişmişlerdir.

  * Brokoliler sudan çıkarıldıktan sonra, bir miktar daha yumuşayacak. Haşlarken bunu göz önünde bulundurmanızda yarar var.

  *Daha yeşil olmaları için, piştikten sonra soğuk suya batırabilirsiniz. (Ben bunu yapmıyorum çünkü lezzetinden kaybediyor ve yerken ağza su tadı geliyor. Eğer az haşlarsanız, zaten bu işleme gerek kalmıyor.)

    * Bu salatanın sosunu, mutlaka yemeden hemen önce dökmelisiniz. Sosu döktüğünüz anda rengi soluyor.

    * Sarımsak bu salataya çok yakışsa da, sevmiyorsanız ilave etmeyin.

    * Sosta limon yerine sirke, koruk suyu, nar ekşisi kullanarak değişik lezzetler elde edebilirsiniz.

   
    BROKOLİ SALATASI

    yarım kilo brokoli
    1 limon suyu
    2-3 diş sarımsak
    4 çorba kaşığı zeytinyağı
    bi tutam tuz

   1- Brokoliyi çiçeklerine ayırın ve yıkayın.

   2- Derin bir tencerede veya buharda hafifçe dişe gelecek şekilde haşlayın.

   3- Sarımsakları soyun ve ezin. Ezilmiş sarımsak, limon suyu ve zeytinyağı ile sosu hazırlayın.

   4- Servis tabağına aldığınız brokolilere sosu ilave ederek karıştırın.